GÖKYÜZÜNÜN BENZİN İSTASYONLARI:TANKER UÇAKLAR

Tanker uçağının arkasındaki boom operatörü, boom’u F-16’ nın kanopisinin arkasındaki yakıt kapağına doğru yönlendirir. Boom’un ucu konektörle aynı hizaya geldiğinde operatör, boom’u savaş uçağındaki yerine kilitler. F-16 pilotu kafasının arkasında ‘tank’ diye bir ses duyar. Artık yeni bir havadan havaya yakıt ikmali başlamak üzeredir…

101.FİLO bağlısı bir KC-135R düşman hava savunmasının bastırılması ile görevli 151. filoya ait bir F-16D block 50 ye yakıt ikmali yaparken...

Gece veya gündüz, iyi veya kötü havalarda, yakıt ikmali savaş uçaklarının menzilini, havada kalma süresi ve etkinliğini arttırır. Bu şekilde dünyanın herhangi bir yerine ulaşmak mümkündür.Havada yakıt ikmali olmasaydı, modern savaşlar bugün çok daha farklı olurdu. En önemli stratejik ve taktik görevler asla yerine getirilemezdi.                                                                                                                                                                        Uçağın menzilini arttırmak için ek yakıt depoları çözüm olarak görülebilir.Ancak pilotlar savaşta, hava veya yer görevleri için ek yakıt deposu kullanmak istemezler. Ek depolar, yakıt tüketimini arttırır ve g limitlerini düşürür (yani manevra kabiliyetini sınırlar). Tek çözüm havada ikmal yapmaktır.                                                                                                                                                                                           Bir KC-135 boom operatörüne göre havada ikmal şöyle özetlenebilir; '‘ İnsanlar evlerinde sadece savaş uçaklarının resimlerini gördüler, ama tankerleri hiç görmediler. Bazı B-52 sortilerinin dışında hiçbir sortinin ikmalsiz gerçekleşmediğinin farkında olan kişi sayısı çok azdır.’'

            Dünyada 650 den fazla tanker uçağı halen görev yapmaktadır.

Boom operatörünün kabininden bir havada yakıt ikmali resmi...

Şimdi de havada yakıt ikmalinin tarihçesine bir bakalım;

 İlk havadan havaya yakıt ikmali 1921 yılındaWesley May tarafından sırtına bağladığı 5 galon yakıtla bir uçaktan diğerine atlayarak yakıtı boşaltmasıyla gerçekleşti.Bunu 1923 te bir hortum kullanarak uçaktan uçağa yapılan ikmal izledi.1929 da bir Fokker C-2 bir rekor denemesi yaptı. Bir motorunun arızalanarak inmesine kadar geçen 7 gün boyunca 5600 galon yakıt, 245 galon yağ, yemek, su ve diğer ikmaller yapıldı.                                                                                                                                                                                    22 mart 1949 da bir B-50A, KB-29 tanker uçağından yakıt alarak 92 saat süren dünyanın çevresindeki ilk aralıksız uçuşu tamamladı.                                                                                                                                                           İlk tankerlerde uçak tankerden sarkıtılan bağlantı kablosunu yakalayarak yakıt hortumuna çekiliyordu. Ancak bu sistem oldukça hantal ve kötü hava koşullarında uygulanması zor bir sistemdi.

            Kore savaşı sırasında ‘ probe and drogue’ sistemi geliştirildi. Bu sistemde kanat ucundan bir hortum sarkıtılır, hortumun ucunda huni şeklinde bir ‘drogue’ ile  yakıtı alacak uçaktaki gövdesinin kenarından çıkan ‘probe’ un uçağın manevralarıyla drogu enin içine girmesiyle yakıt ikmali gerçekleşir.Bu sistemin dezavantajları yakıtın nakledilme hızının düşük olması ve uzun sürmesidir.                                Boom sisteminde ise tankerin arkasındaki operatör ‘boom’ u savaş uçağındaki alıcı üniteye yerleştirir. Boom un ucundaki kanatçıkları kullanarak boom a yön verir. Hem boom uçaktaki yakıt deposunun girişi mıknatıslıdır.  Savaş uçağı pilotunun yapması gereken tek şey ,  tankerin alt tarafındaki rehber ışıklara bakarak tankerin arkasında sabit kalmaktır.Işıklar kırmızı ve yeşil renktedir, tüm ışıklar yeşil olduğunda uçağın pozisyonu uygun demektir.                                                                                                                          1950 yılında B-29 ların modifiye edilmiş versiyonu KB-29 lar ortaya çıktı. Ancak pervaneli KB-29 lar savaş uçakları geliştikçe onlara göre yavaş kalmaya başladı.1955 yılında kanatlarının ucuna  küçük birer jet motoru yerleştirilen ve aynı anda üç uçağa birden hortumla yakıt ikmali yapan KB-50 ler ortaya çıktı. Aynı dönemde ortaya çıkan bir diğer tanker uçağı boeing KC-97 lerdir.

FOTO:Bir KB-29 dan F-86 ya yakıt ikmali

Gelişen teknoloji ile birlikte daha hızlı tanker uçaklara ihtiyaç duyuldu.Artık pervaneliler yerini jet motorlu yakıt tankerlerine bırakıyordu. Boeing hem yakıt ikmali hem de sivil jet taşımacılığı için kullanılmak üzere geliştirdiği Boeing 707 ‘yi temel alan KC-135 lerin ilk prototipini temmuz 1954 te uçurdu. İlk KC-135A 1957 yılında hizmete girdi.                                                                                                                                                          KC-135’ lerin ilk modellerinde dört adet turbojet motoru vardı. Seyir hızı 30000 ft de 500 mil/saat’di. Yaklaşık 90 ton yakıtla görev yaptığı sahanın yarıçapı 3500 mil’ di. Uçakta boom kabininin penceresinin etrafındaki geniş aynalar operatörün görüş alanını genişletir.KC-135 75 ton yakıtını 12 kanatta, 9 tane de gövdede bulunan depolarda taşır.                                                                                                                       KC-135 ler uzun yıllar başarılı bir şekilde hizmet verdiler. Ama eskiyen turbojetler fazla yakıt tüketen, gürültülü ve pahalı uçaklardı. Motor teknolojisindeki gelişmeler tankerlerin ömrünü uzatıp performansını arttırırken gürültü ve maliyetini azalttı. Hava kuvvetleri daha kuvvetli turbofan motorlara sahip olan KC-135R’ leri hizmete soktu. KC-135R’ ler yüzde 25 daha az yakıt tüketmektedir ve  yüzde 50 daha az maliyete sahiptirler.Bu uçaklardan Türk Hava Kuvvetlerinde 7 adet vardır.Aslında alınan uçaklar ABD tarafından kullanılmış KC-135A modeli uçaklardır.Türk hava kuvvetleri boeing firması ile anlaşarak bu uçakları KC-135R tipine dönüştürmüşlerdir. Tanesi yaklaşık 40 milyon dolara mal olmuştur. Uçaklarda CFM-56-2B motorları kullanılmaktadır.ABD hava kuvvetleri ile birlikte PACER CRAG modernizasyon programına tabi tutulmuşlardır. Ayrıca Türkiye bu uçakların depo seviyesi bakım kabiliyetini de kazanmıştır.

Fotoğrafta USAF ait bir KC-135R

1970 lerde hava kuvvetleri daha büyük, daha fazla yük taşıyabilen ve daha uzun menzilli uçaklara ihtiyaç duymaya başlamıştı. 1977 yılında McDonnell Douglas DC-10 uçağı seçilip, bu uçak temel alınarak KC-10 Extender uçağı geliştirildi. İlk uçak 1981 yılında hizmete girdi. KC-10, KC-135R ‘nin yaklaşık iki katı yani 136 ton yakıt taşır. Ayrıca başka bir tanker uçaktan yakıt alabilir.

En son Boeing 767 temel alınarak KC-767 geliştirilmiştir. 90 ton yakıt taşıyabilir. Birim fiyatı yaklaşık 150 milyon dolardır. İlk müşterileri Japonya ve İtalya olmuştur. Uçak aynı anda iki-dört uçağa havadan yakıt ikmali kabiliyetine sahiptir.Altta bir KC-767 görülüyor

ABD hava kuvvetlerinin envanterine  35 milyar dolarlık 179 adet  A-330-200 uçağı temel alınarak geliştirilen KC-45 in 2013 te alınması planlanıyordu. Son anda ihale boeing’e verilmiştir. Boeing 777 modelinden uyarlanan KC-777 yi geliştirmeyi taahüt etmiştir. Buna karşılık Airbus çeşitli ülkelerden 28 adet A-330 MRTT siparişi almıştır.

Dünyada kullanılan diğer tanker uçaklar KC-130,  Ilyushin Il-78 sayılabilir.

FOTO: A-330 MRTT iki Eurofighter a yakıt ikmali yaparken

Tanker uçakları yakıt ikmal görevlerinin yanı sıra kargo görevlerini de yerine getirebilmektedirler.Her uçağın kendine ait bireysel bir yakıt ikmal senaryosu vardır. Her biri tankerin arkasında farklı bir şekilde uçar ve farklı bir şekilde boom’a yaklaşır. Bu yüzden yakıt ikmal denemeleri, yeni bir uçağın geliştirilmesi aşamasında önemli bir yer tutar.

Havada yakıt ikmalinin zorluğu uçaktan uçağa değişir. F-16 en kolay ikmal yapan uçaktır. Buna karşılık düşük hızlarından dolayı A-10 lara ikmal daha zordur. İkmal sırasında olabilecek kazalar gövdenin, kanopinin çizilmesi çatlaması gibi küçük şeyler olabileceği gibi örneğin boom’un uçaktan ayrılamaması gibi ciddi olaylarla da karşılaşılabilir. Bu durumda uçak aniden hız keserek boom’u kara kırılma valfi denilen yerden kırar.                                                                                                                                                      Çöl kalkanı harekatı sırasında hasar görerek sürekli yakıt kaybeden bir F-4 tankerden kaybettiği hızla yakıt alarak bir KC-135 tarafından Atlantik okyanusu boyunca çekilmiştir.

               Yakıt tankerlerinin savunma sistemlerine sahip olamaması en büyük sorunlarıdır.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !